19 Kasım 2007 Pazartesi

İZNİK ve HALİL ERGÜN


Geçen hafta “BİR YUDUM HALİL ERGÜN ve İZNİK” başlıklı yazımda bir televizyon programından yola çıkarak Halil ERGÜN’ün İznik’e bakışını,onun İznik sevgisini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.Halil ERGÜN hemşehrimiz,dostumuz baba ocağı İznik’i sevdiği kadar İznik’i her fırsatta tanıtmak için de çaba harcar.Bu onun için çok doğal bir davranıştır.Çünkü o gerçek bir İzniklidir.

“Kırlangıç Fırtınası” ; Halil ERGÜN’ün kendi özyaşam hikayesinden yola çıkarak senaryosunu yazdığı,başrolünde oynadığı ve 1985 yılında yine bir İznikli Atilla CANDEMİR tarafından İznik ve İstanbul’da çekilen bir filmin adıdır.Bu filmden esinlenerek benim “ bu kasabanın kırlangıcı” olarak tanımladığım Halil ERGÜN’ün İznik’e bakışını,İznik sevgisini biliyoruz da İznik’in ( özellikle İznik yerel yönetiminin ) Halil ERGÜN’e bakışını biliyor muyuz ?

Sokaktaki İzniklinin Halil ERGÜN’e bakışından söz etmiyorum.Doğal olarak seveni de sevmeyeni de vardır.Onu tanıyanların onu sevmemesi de mümkün değildir.Ben İznik’i yönetenlerin,yerel yönetiminin,yerel basınının,yerel toplumsal kuruluşlarının ve siyasi partilerin yerel temsilcilerinin Halil ERGÜN’ün İznik için nasıl bir değer olduğunun farkında olmadıklarını düşünüyorum.

Halil ERGÜN,40 yıldır sanatın içinde.Gençlik yıllarında (60’lı yıllar) tiyatro ile başladığı sanat yaşamına 1974’ten beri sinemada devam ediyor.Bugünlerde televizyon dizilerinin en aranan oyuncusudur ve herkes tarafından tanınmakta,takdir edilmektedir.Yerelden ulusala,ulusaldan evrensele yükselen başarı çizgisiyle sanat dünyasında değerini kanıtlamış ve sayısız ödüller almıştır.Halil ERGÜN’ün son ödülü bu yıl 44.düzenlenen bu ülkenin en büyük sinema festivali olan Antalya Altın Portakal Sinema Festivali’nde aldığı “Onur Ödülü” dür.

Peki İznik’in yerel yönetimi,Kaymakamlığı,Belediyesi,basını,odaları,partileri Halil ERGÜN’e bugüne kadar İznik’in tanıtımına yaptığı katkılar için bir ödül vermiş midir ? Ya da vermeyi düşünmüş müdür ? Bırakın ödül vermeyi bir telefon açıp kutlamış mıdır ?

Kaymakamın askerlik arkadaşına İznik’te bir şarkı klibi çekti diye yalakalık yapmak için sıraya girenler Halil ERGÜN’ün İznik’te kaç sinema filmi çektiğini biliyorlar mı acaba ? Ben bazılarını anımsatayım.Merhaba,Kaşık Düşmanı,Güllüşan,Kırlangıç Fırtınası...İlk aklıma gelenler.

Düzenledikleri “Göl Akşamları” şenliklerinde İznikli şairleri bir kenarda tutup tarikat şairlerini baştacı yapanlar Halil ERGÜN’ün de şiir yazdığını,hemde çok güzel şiir okuduğunu da biliyorlar mı acaba ? Bu şenliklerde İzniklilere gerçek İznik şiirleri okuması için Halil ERGÜN’ü davet etmek kimsenin aklına gelmemiştir.

İznikli Halil ERGÜN’ün İznik yerel yönetimi tarafından değerinin bilinmemesi üzerine yazacak o kadar çok şey var ki bu yazının sınırlarını aşar.

Bu gazetede yazan Soner İLHAN arkadaşımın 19 Eylül 07 tarihli “İZNİK’TE BİR HAFTA SONU” başlıklı yazısına 10 Ekim 07 tarihli “HER ŞEY HAYAL ETMEKLE BAŞLAR…” başlıklı yazımda değinmiştim...Arkadaşımın hayalleri içinde Halil ERGÜN Kültür Merkezi de vardı... Yazımı şu cümleler ile bitirmiştim.

“Aslında her şey hayal etmekle başlar.Umarım hayallerin gerçek olur sevgili Soner İLHAN…Umarım aynı hayalleri bir gün İznik Belediye Başkanı da, iktidarı,muhalefeti ile Meclis üyeleri de kurar.Ya da İznik’i yeniden yönetmeye talip olacak siyasi partilerin İznikli yöneticileri de kurar.Çağdaş bir kenti,çağdaş İznik’i hayal etmek böyle bir kenti kurmak için işe başlamanın ilk adımıdır.
Umarım İznik’in rahat koltuklarında horlayanlar da bir gün uyanır ve bu kasabadaki görevlerinin farkına varırlar.Hayallerin için teşekkürler sevgili Soner İLHAN…”

Bu yazdıklarımı daha ileriye götürüp bu yazımı bir öneri ile bitirmek istiyorum.

Eğer İznik’te İznik için büyük düşünen,çağdaş bir İznik kenti kurmak ve yönetmek isteyen akıllı,bilime,sanata duyarlı,İznik’in değerlerinin farkında bir yerel yönetim olsaydı neler yapardı ? Neler yapmazdı ki !...

İznik’in Atatürk Caddesi’nde Halil ERGÜN’ün babaevi yıllardır boş ve yıkılmak üzere.Bu evde doğan,çocukluğu,gençliği bu evde geçen son yıllara kadar bu evde oturan Halil ERGÜN için olduğu kadar İznik için de tarihi bir değerdir.Yukarıda niteliklerini saydığım akıllı bir İznik yerel yönetimi olsa bu evi kamulaştırır,aslına uygun olarak restore eder.Halil ERGÜN’ün de yardımıyla bir “Halil Ergün Evi” olarak düzenleyerek İznik’i ziyaret edecek yerli ve yabancı ziyaretçilerin gezebileceği küçük çaplı bir müze eve dönüştürür...

Türkiye’nin çeşitli kentlerinde bu tür müze-evler var.İlk aklıma gelenler geçen yıl Diyarbakır’da gezdiğim Cahit Sıtkı Tarancı Evi,bu yıl Malatya’da gördüğüm Tarihi Malatya Evi.Uzağa da gitmeye gerek yok.Komşu Yenişehir’de “Şemaki Evi” Kültür Bakanlığı tarafından bir müze ev olarak korunuyor.

İznik yerel yönetimi ya da onların önerisi ile Kültür Bakanlığı tarafından yıkılmak üzere olan Halil ERGÜN’ün babaevini onarıp müze ev olarak düzenleyip hizmete açmak İznik’in kültürel değerlerine bir değer katmak olmaz mı ? Bu davranış İznik’in bir değeri olan Halil ERGÜN’e de değer vermek,onu yaşarken İznik adına onurlandırmak olur.

Ben gönlümden geçenleri yazdım.Ya siz ne dersiniz İznikliler ?

İZNİK DOĞUŞ GAZETESİ - 21 KASIM 07

1 yorum:

Emine AY dedi ki...

Halil Ergün ile ilgili iki yazını da ilgiyle okudum.Okurken bazı uzak anılar canlandı gözümde.Bizim evde Halil Ergün,sen,Atilla Candemir ''Kırlangıç Fırtınası''filmi üzerine uzun sohbetlerinizi anımsadım.Sanırım film çekimine henüz başlanmamıştı.
Halil Ergün'ün baba evi ile i
lgili önerin harika gerçekten ama sesini duyar mı ki İznik'tekiler..Keşke böyle bir çalışma yapılsa.
Bir Yudum İnsan'ı izleyemedim ne yazık ki.Daha doğrusu haberim yoktu.Çok üzüldüm umarım tekrarı olur.
Yazılarını sürekli takip ediyorum.Yazılarındaki insancıl duyarlılık,sorumluluk beni en çok etkileyen yanı birde çözüm önerileri ,yeni açılımlar ortaya koyabilmen çok etkileyici ve doğru.Sana yürekten katılıyorum ve kutluyorum.Yüreğine ve kalemine sağlık .Sevgiyle...E.AY