10 Eylül 2007 Pazartesi

“BUGÜN 12 EYLÜL !” ve "KEPÇE"




Çocukluğumuzda ezberlediğimiz ve çocukluk heyecanı ile haykırdığımız bir dize vardı: ”Bugün 23 Nisan ! Neşe doluyor insan ! “
“Bugün 12 Eylül !” diye başlık attıktan sonra ne yazık ki arkasını “Neşe doluyor insan !” diye getiremiyoruz…
Bugün 12 Eylül ! Hüzün doluyor insan !
12 Eylül 1980’de beş paşanın adına Türkiye dediğimiz güzel ülkemizi “anarşi ve terörden kurtarmak” bahanesiyle ülkede demokrasiyi,siyaseti,toplumsal örgütlenmeyi tankla,tüfekle yok ettikleri tarihin 27. yıldönümü…
12 Eylüllerde hüzünle dolanlar tabii ki yaşı 40’ın üstünde olanlardır.Bu yaşın altındakiler için 12 Eylül hiçbir şey ifade etmeyebilir…
Belli bir yaştan sonra hüzünlenmek de yetmiyor. Geçen hafta bu sütunlarda tanıttığım Neyzen Tevfik gibi halk deyimiyle “kafayı yiyip” her bir şeyi açıkça söyleyip hatta küfretmek geçiyor insanın içinden…
Benim yaşım 60’a gelirken ben bunları düşünüyorum.
Geçenlerde 75.yaş gününü kutlayan (ama ben kutlamayı unuttum,özür dilerim) Yılmaz AKKILIÇ ağabeyimizin ruh halini anlıyorum.Bursa’nın duayen gazetecisi,araştırmacı,yazar Yılmaz AKKILIÇ Bursa Kent Gazetesi’nde çok keyifli yazılar yazıyor.Ben ilgiyle okuyorum,izliyorum.
Yılmaz Ağabey’in Ağustos ayında arka arkaya yazdığı iki yazısına kısaca değinmek istiyorum.
İlk yazı 21 Ağustos 07 tarihli.Bu yazının başlığı : “Ya küresel ısınmaya çözüm, ya insansız Doğa”
İkinci yazı 22 Ağustos 07 tarihli yazının başlığı ise “İznik’te kepçeyle arkeolojik kazı”
Bu güzel iki yazının içeriğine burada giremeyeceğim.Meraklısı bulsun okusun…
Geçen hafta kısa süreliğine de olsa İznik’te idim.Dostlarımı gördüm.İznik’te olup biteni öğrenme fırsatım oldu.Cuma sabahı ise her zaman yaptığım gibi göl kenarında yürüyüşe ve fotoğraf çekmeye çıktım…
En son 19 Mayıs’ta fotoğraf çektiğim yerlerde dokunsalar ağlayacaktım…
İznik Gölü ölüyor dostlar…İznik Gölü ölüyor…İznik Gölü kuruyor…
Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi İznik Gölü’nün kuruması,İznik Gölü’nün ölmesi İznik’in kuruması,İznik’in ölmesi demektir…Çünkü İznik’e yaşam veren İznik Gölü’dür.İznik Gölü yoksa İznik’te yoktur…
Küresel ısınma,kuraklık,bilinçsiz ve hor kullanma gölümüzü öldürüyor.
Ne yapmalı,nasıl yapmalı ? Neler yapılabilir ? Bilimsel olarak neyi,nasıl yapmalı da bu evrensel felaketten gölümüzü en az zararla kurtarmalı ?
Fotoğraf çekmek için balıkçı barınağının oraya gittiğimde gördüklerim beni şaşkına çevirdi.Belediyemiz buraya bir çay bahçesi açmış.Bir çay ocağı,büfe kondurmuş,üç beş de masa,sandalye koymuşlar.Bir de renkli bir tabela.Bu yer olmuş mu sana “İznik Belediyesi Sosyal Tesisleri”… Ne tesis ama… Buna pek fazla da itirazım yok doğrusu…
Ama o da ne ? Sosyal Tesislerin yanında kocaman bir kepçe…Yıllardır oradaki otoparkta duran,acaba bunları ne yapacaklar diye merak edip durduğum 3 büyük mermer bloğu gölün içinde.Üzerinde ise bir bayrak ve belediyemizin flamaları…Vay be ne düşünce…Ne akıl…Ne Belediye faaliyeti ama…
Darka’ya kadar yürüdüm,döndüm o koca kepçe çalışmaya başlamıştı.Kepçe oraya daha önceden sahil güvenlik amacıyla konan jandarma konteynerinin önüne dalıyor,çamurları çıkarıyor ve kamyonlara yüklüyor.Kamyonlarda o çamurları gidip bir yerlere döküyor.Ama ne faaliyet,ne çalışma,gözlerim yaşardı vallahi.
Belediyemiz kepçeyle İznik Gölü’nün çamurunu çıkarıp gölümüzü temizleyecek…Darka’ya kadar olan 1 km.lik alan böyle temizlenecekmiş…Gölümüzü mesken tutmuş mekelerin,bahrilerin,siyah ve beyaz balıkçılların yaşam alanları yok edilecekmiş kimin umurunda…Kuşlar,balıklar,doğal yaşam,ekoloji,çevre kimin umurunda…
Baktım,gördüm ve fotoğrafladım.Beyaz balıkçıl da benim kadar üzgün ve çaresizdi…
Benim bildiğim kepçeyle kanal temizlenir,inşaat çukuru açılır…Ama kepçeyle göl temizlenmez…
Bu Bursa’da,İznik’te hiç mi etkili,yetkili,bilime inanmış akıllı adam yok ? Birisi bana kepçeyle 308 km2 lik gölün nasıl temizleneceğini açıklasın,anlatsın…Dünyada bir örneğini göstersin…Neyzen Tevfik gibi kafayı yiyeceğim ya…
Bu yazının DOĞUŞ’ta yayınlandığı 12 Eylül’de ben Malatya İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen 7.Ulusal Çevre ve Ekoloji Kongresi’nde olacağım.En iyisi bu konuyu oradaki bilim insanlarına sorayım da öğreneyim bari…
Yaa Yılmaz Abi; İznik’te daha bilmediğin,görmediğin,duymadığın,aklına gelmeyen neler var ? İznik’te kepçeyle sadece arkeolojik kazı yapılmıyor…Türkiye’nin beşinci gölü olan İznik Gölü de kepçeyle temizleniyor…
İznik Kaymakamı da Belediye Başkanı da kepçeyi çok seviyor anlaşılan…Başka ne diyelim ? Başka açıklaması var mı ?
Peki Bursa’da bir Vali var mı ? Bir Kültür Müdürü var mı,bir Tarım Müdürü,Çevre Müdürü var mı ? Vakıflar Bölge Müdürü,Doğal ve Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu var mı ? Varsa onlara seslenmek istiyorum.
Hey Bursalı yetkililer ! İznik hala Bursa’nın ilçesi…Bu ilçede neler oluyor ? Haberiniz var mı ? Orada mısınız ?
Bir de İznik Belediye Meclisi’ndeki muhalefet partilerinin üyeleri ve diğer siyasi partiler bu konularda ne düşünürler acaba ? Bu konularda İznik Belediye Meclisi’nin bir görüşmesi,ya da kararı var mı ? Bu gölü kepçeyle temizleme işinin bir projesi var mı ? İlgili makamlardan alınmış bir izin var mı ? Merak ediyorum doğrusu…
İznik yerel yönetimini artık iyi tanıyorum.Bu yazıya da,bu sorulara da yanıt vereceklerini hiç sanmıyorum.
Bu yazıyı ve yazının konusu fotoğrafları İznik Kent Arşivi’ne bir belge olarak bırakıyorum…Günün birinde birilerinin işine yarar belki…

http://huseyinay.blogspot.com/


İznik Belediyesi gölü kepçeyle temizliyor.


Göl temizlik alanında bir beyaz balıkçıl.
Gölün ve kendisinin geleceğini düşünüyor.

Hiç yorum yok: